Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Ocak 2026’da konut fiyatları nominal olarak yüzde 27,7 artarken, reel bazda yüzde 2,3 geriledi.


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Ocak 2026’da konut fiyatları nominal olarak yüzde 27,7 artarken, reel bazda yüzde 2,3 geriledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Ocak 2026’da konut fiyatları nominal olarak yüzde 27,7 artarken, reel bazda yüzde 2,3 geriledi. Açıklanan veriler, konut piyasasında fiyat artış hızının enflasyonun altında kaldığını ve daha dengeli bir sürecin başladığını ortaya koydu.
Ocak ayı verilerini değerlendiren Gökhan Taş, nominal yükselişe rağmen reel gerilemenin piyasada daha rasyonel fiyatlama dönemine işaret ettiğini belirtti. Taş, bu gelişmenin sektör açısından bir normalleşme sürecinin başlangıcı olarak okunabileceğini ifade etti.
Taş, 2025 yılında 1 milyon 688 bin konut satışı gerçekleştiğini ve bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olduğunu hatırlattı. Konut dışı satışlarla birlikte toplam gayrimenkul satış adedinin 3,5 milyona ulaştığını kaydeden Taş, özellikle yılın son çeyreğinde hem satışlarda hem de fiyatlarda belirgin bir ivme yakalandığını söyledi.
Türkiye’nin son 10 yıllık ortalamasının yıllık 1 milyon 400 bin konut satışı seviyesinde olduğunu belirten Taş, bu satışların büyük bölümünün ikinci elden oluştuğunu, sıfır konut tarafında ise 2023 sonrası ciddi bir daralma yaşandığını dile getirdi. 2025’teki rekor satışa rağmen birinci el konut satışlarının yaklaşık 400 bin seviyesinde kaldığını ifade etti.
2026 yılına ilişkin öngörülerini paylaşan Taş, toplam konut satışlarının 1 milyon 700 bin seviyesine yaklaşabileceğini belirtti. Sıfır konut satışlarının ise 650-700 bin bandına yükselebileceğini öngördüklerini dile getirdi.
Son dönemde alınan ruhsatlar, başlatılan projeler ve geliştirici firmaların kampanyalarının bu artışı desteklediğini ifade eden Taş, faizlerdeki kademeli düşüş süreci ve parasal genişleme beklentisinin yatırımcı davranışlarını etkilediğini söyledi. Alternatif yatırım araçlarındaki dalgalanmaların da gayrimenkule yönelimi artırdığını vurguladı.
Özellikle büyük şehirlerde kentsel dönüşüm projelerinde gözlenen hareketliliğin üretim tarafında yeniden bir ivmelenmeye işaret ettiğini belirten Taş, 202